Çifte standart: ABD nükleer enerjide kendi çıkarlarını savunuyor

Çifte standart: ABD nükleer enerjide kendi çıkarlarını savunuyor

Amerika Birleşik Devletleri’nin nükleer politikalarındaki “çifte standart” bu kadar net bir şekilde gözler önüne serilmemişti. 28 Şubat’tan bu yana İran’ın nükleer kapasitesini hedef alan operasyonlar yürüten Trump yönetimi, iç politika açısından tam tersi bir yaklaşım benimsiyor. Eski Meclis Başkanı Newt Gingrich, Fox News’da yayımlanan makalede Amerikan kamuoyuna seslenerek, “Sanayimiz enerjiye aç, tek kurtuluşumuz nükleer devrim!” dedi. Yani, İran için bir “tehdit” olarak tanımlanan nükleer güç, Amerikan sanayisinin büyümesi için “milli şahlanış” reçetesi haline geliyor.

BÜROKRASİYE ‘NÜKLEER’ SAVAŞ AÇTILAR

Gingrich ve enerji analisti Jason Hayes, Amerikan sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak için nükleer inovasyonu öneriyor. Yazarlar, ABD Nükleer Düzenleme Kurulu’nun (NRC) yavaş yapısını sert biçimde eleştirerek, mevcut denetimlerin gelişmiş teknolojilerin devreye girmesini yıllarca geciktirdiğini öne sürdü. Makalelerinde, “Trump yönetimi ekonomik yeniden ilerlemeyi hızlandırıyor ama bunun sürdürülebilir olması için kesintisiz ve ucuz nükleer enerji şart” ifadelerine yer verildi.

Geleneksel büyük santraller yerine daha güvenli ve hızla inşa edilebilen Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) önemine vurgu yapıldı. Modern reaktörlerin, eski nesil santrallerle kıyaslanamayacak kadar gelişmiş olduğunu belirten yazarlar, bu sistemlerin kazaların son derece düşük olasılıkla gerçekleşmesini sağlayan doğal güvenlik özelliklerine sahip olduğunu ifade etti.

Ayrıca, gelişmiş nükleer santrallerin az miktarda yakıtla yüksek miktarda enerji üreterek çevreyi sorumlu bir şekilde koruyabileceği de vurgulandı. Bu durum, güneş ve rüzgar enerjilerine karşı büyük avantaj sağlıyor; zira bu yenilenebilir kaynakların inşası geniş arazilere ve yüksek ölçekli madenciliğe ihtiyaç duyuyor.

Kamuoyundaki algıların değişmesi gerektiği belirtilen makalede, nükleer güvenlik ve atık konusundaki hâlâ süregelen endişelere de dikkat çekildi. Ancak, Amerika’nın nükleer endüstrisinden çıkan kullanılmış yakıtın 60 yılda bir futbol sahasına sığabileceği kaydedildi.

Bu durumun, yönetilebilir bir yan ürün olduğu ve değerli mineraller ile yeniden kullanılabilir uranyum elde etmek için yeniden işlenebileceği ifade edildi. Asıl tehdit ise enerji eksikliği; bu durum milyarlarca insanı yoksulluğa mahkûm ediyor ve ekonomik istikrarı tehdit ediyor.

Gelişmiş reaktörler aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjisinin karşılayamadığı, endüstriyel açıdan kritik olan çelik ve gübre üretimi için gerekli yüksek sıcaklıkta ısıyı sağlayabilir.

“YABANCI ÜLKELER BİZDEN KAR ETTİ, ARTIK SIRA BİZDE!”

Makalede, geçmiş yönetimlerin enerji politikaları “zayıflık” olarak değerlendirildi ve nükleer enerjinin stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Amerika’nın nükleer sanayisi, bürokratik engellerle mücadele ederken, Rusya ve Çin, devlet destekli finansmanlarla kendi reaktörlerini ihraç etmek için agresif bir yol izliyor.

Kayıplar, Amerikan nüfuzu ve güvenliği açısından tehdit oluşturuyor; bu nedenle her Amerikan küçük modüler reaktör geliştirme girişimi bürokrasi tarafından engellendiğinde, Moskova ve Pekin için bir başarı sağlanmış oluyor. Amerika’nın, güvenlik ve nükleer silahların yayılmasını önlemede bir liderlik rolü üstlenmesi gerekiyor. Bu, ya nükleer güvenliğin altın standartlarını belirleyerek dünyaya öncülük edeceğiz ya da enerjinin geleceğini otoriter rejimlere bırakacağız.

Amerika, yenilikçi teknolojilere yöneldiği zamanlarda başarılı olmuştur. Dolayısıyla, yenilik yapma zamanı geldi. Yapay zeka ve imalat sektöründeki geri dönüş, tarihi bir fırsat sunuyor; ancak bu fırsatı değerlendirmek için yeterli enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Karmaşık süreçleri yöneten sunucular ve yeni ürünler üreten fabrikalar, sürekli bir enerji kaynağına bağlıdır.

JAPONYA İLE 40 MİLYAR DOLARLIK ‘PİŞKİN’ ORTAKLIK!

Bu analizle eş zamanlı olarak, ABD ve Japonya, enerji hegemonyasını kırmak amacıyla 40 milyar dolarlık bir nükleer iş birliği anlaşmasına imza attı. Müttefikler, bölgedeki nükleer tesisleri hedef alırken kendi enerji stratejilerini geliştirmek için de önemli adımlar atıyorlar.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

ABD'de Kar Fırtınası Nedeniyle 8 Bin Uçuş İptal Edildi

ABD’de Kar Fırtınası Nedeniyle 8 Bin Uçuş İptal Edildi

ABD genelinde hafta sonu planlanan 8 binden fazla uçuş, yaklaşan devasa kar…