Al Jazeera’nın analizine göre, Orta Doğu’da dinamikler değişiyor. ABD’nin İran’ı içten çökertmek amacıyla “Kürt kartını” nasıl devreye soktuğu ortaya çıkıyor.
KİM BU ÖRGÜTLER?
Trump, son günlerde Irak ve İran merkezli üç farklı grupla doğrudan temas kurdu. Bu işbirliğinin merkezinde şu yapılar yer alıyor:
PJAK ve militanları: PKK’nın bir kolu olarak bilinen PJAK, Kandil Dağları’nda konuşlanmış durumda. Örgüt, sızma operasyonları için hazır bekleyen 3 bin militanla önemli bir tehlike oluşturuyor.
Yeni koalisyon (CPFIK): Savaş öncesinde kurulan bu çatı örgüt, altı farklı grubu tek bayrak altında topladı. i24News’e göre, binlerce militan şu anda İran topraklarına sızmış durumda.
Barzani ve Talabani hattı: Trump’ın Mesut Barzani ve Bafel Talabani ile görüşerek onları savaşa dahil etmek için ikna etmeye çalıştığı belirtiliyor.
İSRAİL İÇİN ‘TAMPON BÖLGE’ PLANI
Analizde dikkat çeken bir başka iddia, ABD ve İsrail’in bu örgütleri kullanarak İran ordusunu bölmek ve dikkatini dağıtmak istediği yönünde. Desteklenen grupların, İran’ın kuzeyini ele geçirerek, Irak üzerinden gelecek İsrail güçleri için bir “kara koridoru” ve “tampon bölge” oluşturmayı amaçladığı öne sürülüyor.
TAHRAN’DAN SERT YANIT: “AYRILIKÇILAR HEDEFİMİZDE!”
İran, bu kuşatma girişimine füze ve insansız hava araçları ile karşılık veriyor. Devrim Muhafızları, Süleymaniye ve Erbil kırsalındaki kampları hedef alarak, “Devrim karşıtı ayrılıkçı terörist grupları imha edeceğiz” açıklamasını yaptı. İran devlet televizyonu Press TV, bu operasyonların söz konusu grupların “sınır ihlallerine” karşı yapıldığını duyurdu.
Trump yönetiminin İran’ı hava saldırılarıyla sınırlı kalmayıp, karada da “terör ve kaos” stratejisini uygulamaya koymakta olduğu anlaşılıyor. Benzer bir tarih, ABD’nin bölgede kullandığı ve ardından terk ettiği örgütlerin İran topraklarına yönelik yeni bir “kara delik” açma çabasında tekrar edilmesidir. Bu egemenlik mücadelesinde sonucun, sınır hattındaki çatışmaların şiddetiyle belirleneceği öngörülüyor.