Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail ile birlikte İran topraklarına düzenlediği “Destansı Öfke Operasyonu”, sahadaki askeri süreçler ve politik sonuçlarıyla dünya genelinde dikkat çekiyor. Bu operasyonda ABD’nin İran’ın kendi geliştirdiği bir silahı “kopyalayarak” İran’ı hedef alması ise dikkat çekici bir strateji değişikliğine işaret ediyor.
ABD kuvvetleri, İran’daki hedefleri imha etmek amacıyla ilk kez “LUCAS” adlı uzun menzilli kamikaze insansız hava araçlarını (İHA) kullandı. Bu operasyonu askeri doktrinler açısından bir “dönüm noktası” yapan olaylar şunlardır:
1. LUCAS İHA’LARININ KÖKENİ (SHAHED-136’NIN KOPYASI)
LUCAS, tamamen yeni bir Amerikan mühendisliği ürünü değil; tasarımı, İran’ın yıllardır kullandığı “Shahed-136” kamikaze dronlarına dayanmaktadır. ABD, ele geçirdiği bir Shahed dronunun parçalarını analiz ederek, bu teknolojiyi Amerikan standartlarına uygun hale getirdi.
İran, kendi geliştirdiği “ucuz kamikaze İHA” taktiğiyle dünyada bu stratejiyi yayarken, şimdi bu stratejinin hedefi haline gelerek kendi silahıyla vurulmuş oldu.
2. MALİYET-FAYDA ANALİZİ (MİLYONLUK FÜZELERE KARŞI UCUZ DRONELAR)
Akrep Saldırısı Görev Gücü’nün kullandığı LUCAS droneları, her biri sadece on binlerce dolar değerinde. Geleneksel milyon dolarlık seyir füzelerine kıyasla bu İHA’lar son derece ucuz. ABD, yüzlerce LUCAS’ı aynı anda göndererek İran’ın savunma sistemlerini aşırı yükleyip çökertmeyi başardı.
3. KOMUTA KADEMESİNE YENİ BİR DARBE
Bu saldırı rastgele yapılmadı. CIA ve İsrail istihbaratının tespitiyle, İran Dini Lideri’nin de katıldığı üst düzey bir toplantıya denk gelen bir operasyon gerçekleştirildi. İHA saldırısının hemen ardından seyir füzeleri ve savaş uçakları devreye girdi, operasyon hızlı bir şekilde başarıya ulaştı ve İran’ın önemli siyasi-askeri figürleri hedef alındı.
SAVAŞIN TEMEL KURALARI
Amerika’nın İran silahını kopyalaması, modern savaş tarihinin bir unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Tarihte benzer örnekler sıkça gözlemlenmiştir. Romalılar, Kartaca gemilerini kopyalayarak deniz filoları inşa etti. ABD ve Sovyetler Birliği, uzay ve füze programlarını Nazi Almanyası’nın teknolojilerini taklit ederek geliştirdi. İran operasyonu, teknolojik üstünlüğün yalnızca en pahalı silahları üretmekte değil, aynı zamanda düşmanın etkili yöntemlerini benimsemekte yattığını bir kez daha gözler önüne serdi.