Aynoroz: Kadınların Girişi Yasaklanan Kutsal Alan
Yunanistan’ın kuzeydoğusundaki Halkidiki Yarımadası’nda bulunan Aynoroz, Ortodoks dünyasının merkezi olarak biliniyor. 10. yüzyıldan beri kesintisiz manastır hayatının sürdüğü bölge, Yunanistan’a bağlı olmasına rağmen kendi idari yapısıyla tamamen bağımsız yönetilmektedir.
“AVATON” KURALI TAVİZSİZ UYGULANIYOR
Aynoroz’un en belirgin özelliği, “Avaton” adı verilen ve kadınların bölgeye girmesini yasaklayan kadim giriş yasağıdır. Bu kural gereği, kadınların bölgeye girmesi suç sayılırken, dişi hayvanların dahi içeri sokulmasına izin verilmemektedir. Ortodoks inancına göre yarımada, Meryem Ana’ya adanmış kutsal bir alan olduğundan, başka hiçbir kadının varlığına izin verilmemektedir.
RUHANİ İNZİVANIN SERT SINIRLARI
Manastır yaşamının temelinde yatan dünyevi arzulardan arınma ve tam bir bekâret disiplini, bu yasağın başlıca gerekçesi olarak öne sürülmektedir. Keşişler, kadınların varlığının manevi odaklanmayı bozabileceğine ve bin yıllık dini disipline zara verebileceğine inanmaktadır. Bu nedenle yarımada, dış dünyadan izole ve sadece erkeklerin bulunduğu bir inziva merkezi olma niteliğini sürdürmektedir.
EŞİTLİK TARTIŞMALARI GÜNDEMDE
Aynoroz’daki bu uygulama, modern dünyada insan hakları ve cinsiyet eşitliği tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Avrupa Birliği sınırları içinde, cinsiyet nedeniyle bir bölgeye girişin engellenmesi sık sık hukuki eleştirilerin odağı olurken, bölgenin dini özerkliği bu tartışmaları gölgelemiştir. Günümüzde bile bölgeye yalnızca özel izinle ve kısıtlı sayıda erkek ziyaretçi alınmakta, kadınlar ise yarımadayı sadece denizden geçen teknelerle uzaktan görme imkanı bulabilmektedir.