Birleşik Krallık’taki gıda denetimleri, küresel ölçekte bir gıda güvenliği krizinin yaşandığını gözler önüne serdi. Popüler şekerleme markası Jolly Rancher’ın sert şekerleme serilerinde, gıda kodeksine aykırı ve biyolojik olarak “toksik” sınıfına giren mineral yağ bileşenleri tespit edildi. Yapılan incelemeler, bu ürünlerin üretim sürecinden paketlemeye kadar ağır sanayi tipi kirliliğine maruz kaldığını ortaya koydu.
HAM PETROL TÜREVLERİ ŞEKERİN İÇİNE NASIL GİRDİ?
Uzmanlar, ham petrolün rafine edilmesiyle elde edilen bu mineral yağların (MOAH ve MOSH) gıda zincirine sızma yollarını üç ana başlık altında sıraladı:
– Üretim Hattındaki Teknik İhmal: Gıda üretiminde kullanılan makinelerde “gıda sınıfı” özel yağlar yerine maliyet avantajı sağladığı için sanayi tipi madeni yağların kullanılması, bu yağların üretim bandına sızmasıyla sonuçlanıyor.
– Ambalaj ve Mürekkep Sızıntısı: Şekerlemelerin ambalajında kullanılan geri dönüştürülmüş materyallerin, içindeki petrol bazlı mürekkeplerin gıdaya geçişini sağlaması.
– Lojistik Kirlenme: Ürünlerin taşınması sırasında, dış ortam ya da ambalajlardan gelen petrol türevi koruyucu yağların ürünlere sızması.
VÜCUT BU MADDELERİ TANIMIYOR
Mineral yağların insan vücudu üzerindeki zararlı etkileri aşikâr. İnsan vücudu doğal bitkisel ve hayvansal yağları parçalayabilse de petrol türevi yağları metabolize edemiyor. Vücut tarafından dışarı atılamayan bu maddeler, hayati organlarda birikerek kronik iltihaplanmalara neden olabiliyor.
Özellikle MOAH, “genotoksik kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Bu madde, hücre çekirdeğine sızarak DNA’ya zarar verme kapasitesine sahip ve kontrolsüz hücre çoğalmasına yol açarak kanser riskini artırıyor.
İMHA EDİN UYARISI GELDİ
Birleşik Krallık Gıda Standartları Kurumu (FSA) ve sağlık otoriteleri, bu kimyasal kirlenmenin geri dönüşü olmadığını belirterek tüketicilere sert bir uyarıda bulundu. Ürünlerin marketlere iade edilmesi yerine, kimyasal atık muamelesi görerek doğrudan evdeki çöplere atılması ve imha edilmesi gerektiği vurgulandı.
Uzmanlar, genetik hasar riskinin özellikle gelişim çağındaki çocuklar için “geri döndürülemez” sonuçlar doğurabileceği konusunda ebeveynlere dikkatli olmaları gerektiği uyarısını yaptı.