16 Ocak 2026’da Almanya Silahlı Kuvvetler Birliği (DBwV), Baltık Denizi’nde yer alan Estonya’ya bağlı Hiiumaa Adası’nın NATO açısından “zayıf bir halka” oluşturduğunu belirterek uyarıda bulundu. DBwV değerlendirmesine göre adanın olası bir sürpriz saldırıyla Rusya tarafından ele geçirilmesi, Baltık Denizi’ne erişimin kontrol altına alınmasına ve NATO müttefikleri arasındaki deniz bağlantılarının kesilmesine yol açabilir. Bu uyarılar, Baltık güvenliğinin hassas dengeleri açısından Hiiumaa’nın NATO güvenliği bağlamındaki önemi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Olası senaryo: A2/AD hattının Baltık’a taşınması
Askerî uzmanlara göre Rus birliklerinin Hiiumaa’ya çıkması halinde adaya radar ve hava savunma sistemleri konuşlandırılması mümkün. Bu tür sistemler hâlihazırda Rusya’nın Batı Askerî Bölgesi ve Kaliningrad’da uyguladığı erişimi engelleme ve alan kısıtlama (A2/AD) modeline benzer bir yapı oluşturabilir. Böyle bir durumda Baltık ülkeleri ile Finlandiya’nın NATO müttefiklerine deniz yoluyla erişimi ciddi biçimde zorlaşırken, bölgedeki hava sahasının da fiilen Rus kontrolüne girmesi riski doğar.
Estonya’nın konumu ve coğrafi hassasiyet
Hiiumaa, Estonya’nın kuzeybatısında yer alan, yaklaşık 10 bin nüfuslu ve büyük ölçüde ormanlarla kaplı bir ada. Stratejik açıdan Baltık Denizi’nden Finlandiya Körfezi’ne açılan bir kapı işlevi görüyor. Anakaraya görece yakınlığı, adayı hem savunma hem de olası saldırı senaryolarında hassas bir hedef haline getiriyor. Bu nedenle DBwV, adanın ani ve sınırlı bir askerî harekât için elverişli olabileceği uyarısında bulunuyor.
Son dönemde artan askerî gerilim işaretleri
Bölgedeki risk algısını artıran unsurlardan biri, Rusya’nın Baltık çevresindeki askerî faaliyetleri. Geçen yıl Rus savaş uçaklarının Estonya hava sahasını dört kez ihlal ettiği, Eylül 2025’te MiG-31 tipi üç savaş uçağının Baltık Denizi’nde Estonya’ya ait hava sahasında 12 dakika boyunca kaldığı bildirildi. Aralık ayında ise Rus sınır birliklerinin Estonya topraklarını ihlal ettiği kaydedildi. Bu olaylar, küçük ölçekli ancak sürekli test niteliği taşıyan hamleler olarak değerlendiriliyor.
NATO’nun mevcut avantajı ve Moskova’nın arayışı
NATO hâlihazırda Baltık Denizi’nin önemli bir bölümünü ve Kuzey Denizi’ne açılan hatları kontrol edebiliyor. Bu durum Rus donanmasının manevra alanını sınırlıyor. Analistlere göre Moskova, bu dengeyi bozmak için asimetrik yollar arıyor ve küçük ama stratejik noktalar üzerinden NATO’nun kolektif savunma refleksini sınamayı hedefleyebilir. Hiiumaa bu bağlamda, sembolik olduğu kadar operasyonel değeri de olan bir hedef olarak görülüyor.
Önleyici savunma ve caydırıcılık ihtiyacı
Estonya Savunma Bakanlığı adadaki durumun kontrol altında olduğunu ve Hiiumaa’nın yalnızca ulusal imkânlarla değil, NATO’nun kolektif savunma sistemiyle de korunduğunu vurguluyor. Bununla birlikte uzmanlar, doğrudan bir kriz ortaya çıkmadan önce savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin kritik olduğu görüşünde. Gelişmiş hava savunma unsurları, elektronik ve siber harp yetenekleriyle desteklenen bir savunma mimarisi, olası bir girişimi daha erken aşamada caydırmayı amaçlıyor.
Baltık bağlamında daha geniş resim
Hiiumaa etrafındaki tartışma, Baltık bölgesinde artan Rus askerî aktivitesinin daha geniş bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bu durum, küçük ve az nüfuslu bölgelerin dahi büyük stratejik sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. NATO açısından bu tür noktaların savunmasının güçlendirilmesi, provokasyon riskini azaltırken, kolektif savunma mekanizmalarının işlerliğini de pekiştiriyor.