Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasındaki Nükleer Koruma Anlaşmasına Katılmayı Planlıyor
Bloomberg’in Selcan Hacaoğlu’nun haberine göre, Türkiye, nükleer güç Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki nükleer koruma anlaşmasına katılma niyetindedir. Washington’ın bölgedeki güvenilirliğine ve ittifak taahhütlerine dair bir güvensizlik ortamının oluşması bu durumu şekillendiren etkenler arasında yer alıyor.
İsminin gizli kalmasını isteyen yetkililere göre, bu ortaklığın gerçekleşme ihtimali oldukça yüksek ve bölgesel güvenlik mimarisini yeniden tanımlama potansiyeline sahip.
ABD’nin Etkisi Azalıyor
Ankara, bu paktı yalnızca güvenlik garantisi olarak değil, aynı zamanda ABD ile olan askeri bağların belirsizleştiği bir dönemde kendi caydırıcılığını pekiştirmek için değerlendiriyor. Nükleer bir kalkana ihtiyaç duyan Türkiye, Pakistan ile iş birliği yaparak bölgesel güvenliğini sağlamayı hedefliyor.
Türkiye, Pakistan donanması için gemi inşaatı gerçekleştirirken, insansız hava aracı teknolojisi de paylaşmaktadır. Şimdi ise, her iki ortağını beşinci nesil KAAN savaş uçağı projesine dahil etmeyi planlamaktadır.
Yeni İttifaklar ve Bölgesel Dinamikler
Güney Asya’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada örtüşen stratejik çıkarlar, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki bu üçlü yapıyı makul bir seçenek haline getiriyor. Bloomberg’e konuşan Stratejist Nihat Ali Özcan, bu ittifakın Suudi Arabistan’ın finansal gücünü, Pakistan’ın nükleer kapasitesini ve Türkiye’nin gelişmiş askeri kapasitesini bir araya getireceğini belirtti.
Özcan, “Amerika Birleşik Devletleri bölgede kendi çıkarlarını ve İsrail’in önceliklerini her şeyin üzerinde tuttukça, bölgesel çatışmaların artçı sarsıntıları ülkeleri dost ve düşmanı yeniden tanımlayacakları yeni mekanizmalar geliştirmeye zorluyor,” diyerek mevcut durumu değerlendirdi.