İspanya’da sol partiler Ukrayna’ya asker gönderilmesine karşı cephe aldı
İspanya’da sol partiler Ukrayna’ya asker gönderilmesine karşı cephe aldı

İspanya’da sol partiler Ukrayna’ya asker gönderilmesine karşı cephe aldı

8 Ocak 2026’da İspanyol haber ajansı EFE, savaş sonrası barış ve güvenlik düzenlemelerini ele alan “kararlılar koalisyonu” görüşmeleri öncesinde iki sol siyasi gücün, İspanyol askerlerinin Ukrayna’ya gönderilmesine karşı çıktığını bildirdi. Söz konusu tutum, Podemos ile Birleşik Sol (Izquierda Unida) tarafından kamuoyuna açıklandı ve Madrid’de yaklaşan siyasi müzakerelerin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Haber, İspanya iç siyasetinde Ukrayna meselesinin ne denli hassas bir dengeye oturduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Aynı gün yayımlanan değerlendirmelerde, bu çıkışın yalnızca Ukrayna’daki olası bir barış gücü misyonuna değil, İspanya’nın AB ve NATO çerçevesindeki kolektif güvenlik rolüne dair daha geniş bir tartışmayı tetiklediği vurgulandı. Sol partilerin açıklamaları, Avrupa’da barışın nasıl korunacağına ilişkin ortak yaklaşım konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.

Sumar bloğunda temkinli bekleyiş, Birleşik Sol’da net ret

Birleşik Sol’un da içinde yer aldığı Sumar ittifakı, İspanyol askerlerinin olası konuşlandırılmasına ilişkin nihai karar öncesinde misyonun kapsamı ve koşullarının netleşmesini beklediklerini açıkladı. Ancak Birleşik Sol lideri Enrique Santiago, ateşkes sonrası dahi asker gönderilmesine kesin biçimde karşı çıkarak “yeni bir savaşın başlamasına onay vermeyeceğiz” ifadesini kullandı. Bu söylem, barış gücü misyonlarını doğrudan savaşla eşitleyen bir yaklaşım olarak yorumlandı.

Sol parti liderlerinin açıklamalarının, askeri ve güvenlik risklerine dair ayrıntılı bir analizden ziyade duygusal bir dil üzerine kurulu olduğu değerlendirmeleri yapıldı. Eleştirmenler, bu tür ifadelerin, Ukrayna’daki savaşı güvenli biçimde sona erdirme ya da kalıcı barışı destekleme konusunda somut bir alternatif sunmadığını vurguluyor.

Sánchez görüşmeler öncesi kapıyı açık bırakıyor

Söz konusu açıklamalar, Başbakan Pedro Sánchez’in 12 Ocak 2026 Pazartesi günü parlamentodaki siyasi gruplarla yapmayı planladığı görüşmeler öncesinde geldi. İspanyol siyasetinde bu konuda farklı yaklaşımlar bulunsa da Sánchez, daha önce yaptığı açıklamalarda ateşkes sonrasında sınırlı bir barış gücü misyonuna İspanya’nın katılım ihtimalini tamamen dışlamadığını dile getirmişti.

Hükümet çevreleri, Madrid’in nihai pozisyonunu belirlerken misyonun hukuki zemini, uluslararası yetkilendirmesi ve güvenlik garantilerinin belirleyici olacağını ifade ediyor. Bu süreç, İspanya’nın iç siyasi dengeleri ile müttefikleriyle uyum arayışı arasındaki gerilimi daha görünür hale getiriyor.

Avrupa güvenliği ve siyasi söylemin etkileri

Sol partilerin Ukrayna’ya asker gönderilmesine karşı çıkışı, Avrupa’nın kolektif güvenlik mimarisi açısından da tartışma yaratmış durumda. Birçok Batılı lider, barış anlaşması sonrasında sınırlı askeri varlığın istikrarı korumak ve yeni provokasyonları önlemek için gerekli bir mekanizma olabileceğini savunuyor. Bu bağlamda İspanya’nın çekimser kalması, ortak caydırıcılık kapasitesini zayıflatabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Analistler, sol hareketlerin kullandığı söylemlerin Rusya tarafından “Batı’da bölünme” anlatısını güçlendirmek için sıklıkla kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu çerçevede, İspanya’daki tartışmanın yalnızca ulusal bir mesele olmadığı, Avrupa’nın Ukrayna sonrası güvenlik düzenine dair yaklaşımını da etkileyebilecek daha geniş bir jeopolitik anlam taşıdığı belirtiliyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Ömer Çelik: 27 Nisan E-Muhtırası, Türkiye'de Demokrasi İçin Dönüm Noktasıydı

Ömer Çelik: 27 Nisan E-Muhtırası, Türkiye’de Demokrasi İçin Dönüm Noktasıydı

Ankara’da 2007’deki ‘E-Muhtıra’ Süreci Yeniden Gündemde 2007 yılında Ankara’da yaşanan ve Türk…