Rus ekonomisi, Batılı ülkelerin kapsamlı yaptırımları ve 2024’teki baskılarla mücadele etmeye devam ediyor. 2025 yılına girerken, aşırı ısınma sürecine giren ekonomi, savunma sanayindeki devlet harcamaları ve iç talebin artışı ile besleniyordu. Ancak 2025’in ikinci yarısından itibaren, büyüme hızında yavaşlama ve sıkı para politikalarının etkileri hissedilmeye başlandı.
2024’ün son çeyreğinde %3.6 büyüyen Rus ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde %0.6’ya gerileyerek son iki yılın en düşük büyüme oranını kaydetti. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, yıl başında %2.5 olarak belirlediği 2025 büyüme tahminini, küresel enerji fiyatlarındaki düşüş ve yatırım iştahındaki azalma nedeniyle %1’e revize etti.
Rusya Merkez Bankası, %10’un üzerinde seyreden enflasyonu kontrol altına almak amacıyla katı faiz politikası uyguladı. Yıl boyunca %21 düzeyinde yer alan politika faizi, iç talepteki direnç ve iş gücü piyasasındaki eleman eksikliği nedeniyle yüksek seviyelerde kaldı.
2025’in son çeyreği itibarıyla yıllık enflasyon %6.5-7 seviyelerine ulaşırken, Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, iş gücü rezervinin neredeyse tamamen tükenmiş olduğunu belirterek parasal sıkılaştırmanın devam edeceğini ifade etti. Bu durum, özellikle savunma dışı sivil sektörde yatırımların durma noktasına gelmesiyle sonuçlandı ve zarar eden şirket oranı %30’u aştı.
Rusya Ekonomisinde Durgunluk Dönemi
Ekonomi müdahaleleri ve uluslararası kuruluşların 2026 öngörüleri, zorlu bir dönemin süreceğine işaret ediyor. Hükümetin orta vadeli bütçe tahminlerine göre, 2026’da ekonominin %1 büyümesi bekleniyor. Ancak analistler, bu yavaşlamayı sadece geçici bir durgunluk olarak görmemekte, “yapısal bir durgunluk” olarak tanımlamaktadır.
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yaptırımlar nedeniyle azalan doğal gaz ihracatı, bütçe gelirlerini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, geçen yıl %30’dan fazla değer kazanan ruble, ihracat gelirlerini baskı altında tutmaya devam ediyor. Bu senaryoda, 2026 için bütçe açığı hedefinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) %1.6’sı olması bekleniyor.
Rusya’nın önde gelen bankalarının yöneticileri ekonomi yavaşlamasını trajedi olarak görmezken, bazı uzmanlar inşaat ve imalat sektörlerinde yüksek politika faizinin etkisiyle yavaşlayarak durgunluk ile düşük büyüme arasında kalabileceğini vurgulamaktadır.
Rusya Merkez Bankası, 2026 sonunda enflasyonu %4 hedefine indirmek için iç talebin daha fazla baskılanmasını öngörmekte; bu, tüketiciler açısından daha düşük reel ücret artışları ve pahalı kredi imkanları anlamına gelebilir.
Ekonominin “savaş ekonomisi” modelinin sınırlarına yaklaşırken, 2026’nın bu modelin sürdürülebilirliğinin test edileceği ve yaptırımların etkilerinin daha derin hissedileceği bir yıl olması bekleniyor.
Yerli Üretim Ön Plana Alınacak
Soğuma sinyallerine rağmen, Kremlin 2025 ve 2026 yıllarını “teknolojik egemenlik” yılı ilan ederek çeşitli teşvik paketleri uygulamaya koydu. Batılı şirketlerin boşalttığı alanlarda yerli girişimciler, gıda, tekstil ve hizmet sektörlerinde pazar paylarını artırdı. Hükümetin sağladığı düşük faizli yatırım kredileri, sanayi üretiminde kapasite artışına yol açtı.
2022’den bu yana değişen dış ticaret dengeleri, özellikle Çin, Hindistan ve Orta Doğu ülkeleriyle yapılan ticarette tarihi zirvelere ulaştı. Bu durum, Rusya’nın yaptırımların izolasyon etkisini kırmasına yardımcı oldu. Ayrıca, otomasyon ve yapay zeka yatırımlarıyla şirketler verimliliklerini artırmaya çalışmaktadır.
Ayrıca, tarım sektörü, 2025’teki yüksek hasat rakamlarıyla birlikte ekonomik büyümeye katkıda bulunmaya devam ediyor. Hükümetin sosyal yardım programları, hane halkı tüketimini canlı tutmakta önemli bir rol oynuyor. Bu bağlamda, çocuklu ailelere yapılan ödemelerin artması, iç piyasanın canlı kalmasını desteklemesi bekleniyor.