Kudüs’te Eşsiz Bir Arkeolojik Keşif: Yedi Kolu Menora
Kudüs’ün Davut Şehri arkeolojik alanında yapılan kazılarda, İkinci Tapınak dönemine ait, üzerinde yedi kollu menora tasviri bulunan kurşun bir madalyon bulundu. Arkeologlar, bu madalyonun muhtemelen bir süs eşyası değil, bir muska olarak taşındığını belirtiyor.
Davud Şehri’nde Bulundu
Madalya, Kudüs’ün Tapınak Dağı’nın güneybatısında yer alan Davut Şehri arkeolojik alanında keşfedildi. Bu bölge, günümüzde İslami kutsal yapıları içeren el-Haram el-Şerif alanının yakınında bulunuyor.
Kazıda çalışan arkeolog Ayayu Belete, madalyonun keşfini şöyle aktardı: “Eski bir yapının içinde kazı yaparken, gri renkte alışılmadık bir nesne fark ettim. Elime aldığımda bunun üzerinde menora bulunan bir kolye ucu olduğunu anladım.”
Yahudilerin Girişinin Yasak Olduğu Döneme Ait
Araştırmacılar, madalyonun 6. yüzyılın sonları veya 7. yüzyılın başlarında, Kudüs’ün Bizans İmparatorluğu döneminde kullanıldığını düşünüyor. Bu dönemde, Yahudilerin Kudüs’e girişi büyük ölçüde yasaklanmıştı.
MS 132-136 yılları arasında gerçekleşen Bar Kokhba İsyanı’nın bastırılmasının ardından Roma İmparatoru Hadrian, şehrin adını Elia Capitolina olarak değiştirmiş ve Yahudilerin Kudüs’e girişini yasaklamıştı. Bu bağlamda madalyonun bulunması, arkeologları şaşırtan önemli bir gelişme oldu.
Madalya’nın Teknik Özellikleri
Disk biçimindeki madalyonun üst kısmında bir halka bulunuyor. Her iki yüzünde de yedi kollu menora resmedilirken, mumların üzerinde alevleri temsil eden detaylar dikkat çekiyor. Bir yüzü oldukça iyi korunmuş, diğeri ise doğal bir patina ile kaplanmış.
Analizler, eserin neredeyse tamamen saf kurşundan üretildiğini gösterdi. Bilim insanları, menora sembolü taşıyan kurşun madalyonlardan yalnızca bir örneğinin daha bilindiğini vurguladı.
Muska Olarak Kullanılmış Olabilir
Uzmanlar, Bizans döneminde kurşunun, muska yapımında yaygın olarak kullanıldığını belirtiyor. Bu nedenle madalyonun, sahibini korumak amacıyla boynunda taşındığı düşünülüyor.