Dünya’nın varoluşundaki en zeki ve en aptal tür olarak insanları tanımlayan yeni bir araştırma, Max Planck Biyolojik Zekâ Enstitüsü’nden Profesör Wolfgang Gäumann tarafından gerçekleştirildi. Çalışma, antik medeniyetlerdeki tanrı kavramlarının, insan doğasının ikili yapısını yansıttığını ortaya koyuyor.
Profesör Gäumann, insanların bilişsel yeteneklerinin diğer canlılardan açıkça üstün olduğunu kabul etmekle birlikte, bu zekânın yalnızca insanlara ait olduğu mitini sorguladı. Araştırmalar, birçok omurgasız türünün – örneğin bal arılarının – karmaşık matematik becerileri ve öğrenme yetenekleri sergilediğini gösteriyor.
Buna ek olarak, insanlar tek başına doğum kontrolü uygulayabilen tür olduğu iddiasının yanlış olduğu anlaşılmıştır; bazı dişi kuşların eşlerinin spermlerini reddettiği ve bazı kemirgenlerin gebeliklerini sonlandırabildiği kanıtlanmıştır.
Ancak insanları diğer türlerden ayıran gerçek farklar nelerdir?
Gäumann’a göre, insanlar dünyada kitlesel yok oluşlara neden olabilen yegâne türdür. Ancak bu durum, dünyanın evriminde insanlara özgü değildir; tarihsel olarak önceki beş kitlesel yok oluşun ikisi de canlı türleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Örneğin, 2,7 milyar yıl önce ortaya çıkan fotosentetik organizmalar, gezegenin oksijenle dolmasına yol açarak kitlesel yok oluş süreçlerini tetiklemiştir.
Profesör, insanları bitkilerden ayıran önemli bir unsurun, insanların kitlesel yok oluşları kasten tetikleyebilme kapasitesine sahip bilinçli varlıklar olmaları olduğuna dikkat çekiyor.
Bir diğer önemli nokta ise, insan faaliyetlerinin gezegendeki yaşam formlarını yok etme potansiyeline sahip olmasıdır; bu, bilim insanlarının Altıncı Kitlesel Yok Oluş’un eşiğinde olduğuna dair endişeleriyle tutarlılık göstermektedir.
Sonuç olarak, Profesör Gäumann, insanları bilişsel yetenekleri ve eylemleri açısından en zeki ve en aptal canlılar olarak nitelendiriyor.