ABD Başkanı’nın çağrısı Kiev’de güvenlik ve hukuk çerçevesindeki sınırları gündeme taşıdı
9 Aralık 2025’te yapılan bir röportajda ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’da “artık seçimlerin vakti geldiğini” ve “Ukrayna halkının seçme hakkına sahip olması gerektiğini” söyledi. Trump, uzun süredir seçim yapılmadığını belirterek böyle bir yarışta Başkan Volodımır Zelenskiy’in kazanma ihtimalinin yüksek olabileceğini de ifade etti. Bu açıklama, savaşın devam ettiği bir dönemde seçimlerin nasıl ve ne zaman yapılabileceğine dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Ukrayna yönetimi ise temel kısıtlamaların siyasi değil, tamamen güvenlik ve hukuk temelli olduğunu vurguluyor.
Zelenskiy, İtalyan La Repubblica gazetesine yaptığı açıklamada, “I am ready for ever” sözleriyle her an seçime hazır olduğunu belirtti. Kiev’in altını çizdiği nokta, Ukrayna’da seçim yapılmasını engelleyenin siyasi irade değil, devam eden geniş çaplı savaş ve yürürlükteki sıkıyönetim hükümleri olduğudur. Yasal çerçeve, ulusal seçimlerin savaş boyunca askıya alınmasını öngörüyor ve bu düzenlemeler, mevcut işgalden çok önce kabul edilmişti.
Ukrayna yasaları savaş sırasında seçim yapılmasına izin vermiyor
Ukrayna mevzuatı, savaş süresince hem parlamento hem de devlet başkanlığı seçimlerini açıkça yasaklıyor. “Sıkıyönetim rejimi” yasası, devlet kurumlarının kesintisiz çalışabilmesi ve ordunun savunma kapasitesinin zayıflamaması için seçimlerin ertelenmesini şart koşuyor. 2025 yılında Verkhovna Rada, seçimlere geri dönüşün ancak “kapsamlı, adil ve sürdürülebilir barış” sağlandıktan sonra mümkün olacağını teyit eden ek bir karar aldı. Böylece seçim sürecinin askerlere, sivillere ve altyapıya yönelik riskler ortadan kalkana kadar başlatılmayacağı netleşti.
Bu hukuki düzenlemeler, yalnızca Kiev’in iç politikası açısından değil, aynı zamanda uluslararası seçim standartları bakımından da zorunlu kabul ediliyor. Zira bir seçim sürecinin güvenli, kapsayıcı ve eşit katılım esaslarına göre yürütülmesi, mevcut koşullarda teknik olarak mümkün değil.
Güvenlik tehdidi ve insani koşullar seçim sürecini imkânsız kılıyor
Rusya’nın Ukrayna şehirlerine yönelik günlük füze ve drone saldırıları, enerji ve ulaşım altyapısını hedef almaya devam ediyor. Bu ortamda ülke çapında sandık açmak, seçmenleri ciddi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya bırakacaktı. Saldırı riski altındaki bölgelerde oy verme düzeni kurmak, kitlesel sivillere zarar ihtimalini artırabileceğinden seçim kurumlarınca uygulanabilir görülmüyor.
Ayrıca milyonlarca Ukraynalı hâlen Avrupa ülkelerinde sığınmacı statüsüyle yaşıyor. Mevzuata göre yurt dışında oy verebilmek için büyükelçilik veya konsolosluklarda bizzat bulunmak gerekiyor. Bu ise yüz binlerce seçmenin saatlerce süren yolculuklarla oy verme merkezlerine ulaşmasını gerektirirdi; diplomatik temsilcilikler bu yoğunluğu karşılayabilecek kapasiteye sahip değil. Bu koşullarda herkesin oy hakkını kullanabileceği bir seçim düzeni oluşturmak mümkün olmadığından, süreç uluslararası standartlarla uyumlu olmayacaktı.
İşgal altındaki bölgeler seçimlerin kapsayıcılığını engelliyor
Ukrayna topraklarının bir bölümü hâlen Rusya’nın işgali altında. Seçimlerin yalnızca özgür bölgelerde yapılması, işgal altındaki milyonlarca insanın oy hakkından mahrum bırakılması anlamına geliyor. Oy kullanmak için Ukrayna kontrolündeki alanlara geçmek çoğu kişi için hem tehlikeli hem de imkânsız. İşgal altındaki bölgelerde sandık kurulması ise Rus güvenlik servislerinin manipülasyonuna açık bir süreç yaratacağından sahte referandum senaryolarını tekrar ederdi. Bu nedenle kapsayıcı ve meşru bir seçim süreci teknik olarak mümkün değil.
ABD ve Avrupa’nın değerlendirmeleri Zelenskiy’in meşruiyetine vurgu yapıyor
Trump’ın sözlerinin ardından Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelen açıklamalar, Zelenskiy’in demokratik şekilde seçilmiş ve meşru devlet başkanı olarak tanındığını yeniden teyit etti. Avrupa liderleri, seçimlerin ancak güvenlik ve hukuk koşulları oluştuğunda yapılması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, Ukrayna’nın savaş sırasında istikrarını korumak için uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğu gerçeğiyle uyumlu.
Ukrayna yönetimi, ülkenin şu aşamada “seçim denemelerine” değil, hava savunma sistemlerine, silah tedarikine, finansal desteğe ve devlet kurumlarının kesintisiz işleyişine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu unsurlar, savaş bittikten sonra adil ve güvenli seçimlerin düzenlenebilmesi için temel şartlar olarak görülüyor.