Çinli bilim insanları, hipersonik füzelerin temel yakıtı olan boru deniz suyundan %90 verimlilikle çıkarmayı başardı. Bu gelişme, Çin’in %80’lik bor ithalat bağımlılığını sona erdirebilir ve küresel rezervlerin büyük kısmını elinde bulunduran Türkiye ve ABD’nin stratejik üstünlüğünü tehdit edebilir. Araştırma, bu tekniklerin askeri ve çevresel alanlarda geniş etkileri olabileceğini ortaya koyuyor.
Okyanus, borun kaynağı oldu
Northwest A&F University’den bir ekip, Prof. Li Qiang liderliğinde, elektrokimyasal redoks reaksiyonu kullanarak deniz suyundan boru seçici biçimde elde etmeyi başardı. Denizin grafen bazlı elektrotlarla etkileşime girmesiyle yalnızca bor yakalanırken, diğer iyonlar (sodyum, magnezyum) filtreleniyor. Bu süreç, 30 dakikada tamamlanmakta ve maliyet, geleneksel madenciliğin onda biri kadar düşük olmaktadır. Bu yöntemle 1 litre sudan 4 mg saf bor çıkarılabiliyor ve ölçeklendiğinde yıllık 1 milyon ton üretim hedefleniyor. Prof. Li Qiang, “Bu, hipersonik yakıt zincirini okyanusa taşıyor ve stratejik bağımlılığı sona erdiriyor,” ifadelerini kullandı. Bulgular, ACS Sustainable Chemistry & Engineering dergisinde yayımlandı.
Üretim hızı yüzde 50 artıyor
Bor, Mach 5+ hızlara ulaşabilen hipersonik füzelerde (örneğin DF-17) scramjet motorlarında kullanılan hafif bir elementtir. Aynı zamanda yüksek sıcaklık alaşımları ve yakıt katkı maddesi olarak da değerlendirilmektedir. Çin, sınırlı bor rezervleri nedeniyle ihtiyacının %80’ini Türkiye ve ABD’den temin etmekteydi. Ancak, yapılan bu keşif, deniz suyundan bor üretim hızını %50 artırma potansiyeline sahip. Bu teknik, hipersonik silah yarışında Çin’e önemli bir avantaj sunabilir.
Üstelik, bu yöntem uzay ve pil teknolojilerinde de kullanılacak bor üretimi için büyük bir potansiyele sahiptir.
Okyanuslar yeni madenler mi oluyor?
Bu yöntemin deniz suyu arıtımı sırasında tatlı su krizine bir çözüm sunabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, “deniz madenciliğinin dönüm noktası” ifadesini kullanarak, bor gibi elementlerin okyanuslardan sınırsız bir şekilde elde edilebileceğini ifade ediyor. Güneş kaynaklı arayüz buharlaşma (SDIE) yöntemi, tatlı su üretimi için yeni ve sürdürülebilir bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Çalışma, 7 Kasım’da Science Bulletin dergisinde yayımlandı. Ekip, tatlı su ve değerli elementlerin birlikte çıkarılmasını mümkün kılacak sistemler üzerinde çalışmaktadır.
Fan Zhimin liderliğindeki araştırma ekibi, doğal bir madde olan sodyum alginat ile birlikte iki yüksek teknoloji bileşiği olan MXene ve MgO’yu karıştırarak yeni bir jel geliştirdi. Bu jel, güneş ışığı altında su buharlaştırarak deniz suyunu yukarı doğru çeken bir konsantrasyon gradyanı oluşturuyor. Jel üzerindeki buharlaşma, deniz suyunun alt kısımdan emilmesini sağlıyor. Laboratuvar testlerinde, sistemin maksimum buharlaşma oranı 2,14 kg olarak elde edildi ve her metrekare başına 225,52 mg bor birikimi sağlandığı belirlendi. Gerçek dünya koşullarında test edilmesi için cihaz, Hong Kong’da açık havada denendi ve üç saatlik çalışma sonrasında yoğunlaşmış su gözlemlendi.
Çinli bilim insanlarının deniz suyundan bor üretme başarısı, Türkiye ve ABD’nin doğal kaynaklardaki üstünlüğünü sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.