Uluslararası Adalet Divanı’nın (ICJ) açıkladığı üzere, Yunanistan’ın Filistin’deki soykırıma karşı tutumu, tarafsızlık iddialarını sorgulatıyor. Francesca Albanese’nin hazırladığı rapor, Yunan hükümetinin bu çatışmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
Albanese, Yunanistan’ın bu soykırımda bir “toplu suç” işlediğini ve diğer üçüncü devletlerle birlikte hareket ettiğini öne sürüyor. Bu durum, BM tarafından da destekleniyor.
YUNANİSTAN’IN ÜÇÜNCÜ DEVLET ROLÜ
Yunanistan, rapora göre, Filistin soykırımını dört boyutta destekliyor. İlk olarak, diplomatik açıdan, Başbakan Mitsotakis’in hükümeti, ABD ve AB hattını destekleyerek İsrail’in “meşru müdafaa” söylemini tekrarlıyor. Ancak BM, işgalci bir devletin bu anlatısının hukuken geçerli olamayacağını belirtiyor. Bunun yanı sıra, ICJ kararlarının uygulanması yönünde herhangi bir baskı yapılmıyor.
Askeri açıdan Yunanistan, Suda ve Dedeağaç üsleri vasıtasıyla Orta Doğu’ya silah taşımada kritik bir rol üstleniyor. Ayrıca, İsrail ile ortak tatbikatlar ve operasyonlar devam ederken, Gazze’de bir soykırımın yaşandığına dikkat çekiliyor.
Ekonomik düzeyde ise ticaret ve enerji projeleri normal şekilde devam ediyor; bu da işgalin adeta normalleştirildiği anlamına geliyor. Kurumsal olarak ise, ICJ’nin açık uyarısına rağmen Yunanistan herhangi bir işbirliğini durdurmuyor. Bu pasiflik, Albanese’ye göre suç ortaklığı olarak değerlendirilmekte.
Sonuç olarak, Yunanistan’ın Filistin’deki soykırımdan dolayı sorumluluğunun net bir biçimde altı çizilmektedir. Bu durum, uluslararası topluma ve insan hakları savunucularına yönelik çağrıları da beraberinde getiriyor.