Meclis’e sunulan 11. Yargı Paketi, finansal güvenliği artırmayı amaçlayan kritik bir düzenleme içeriyor.
Yasa tasarısının yürürlüğe girmesiyle birlikte, suçla bağlantılı olabileceği değerlendirilen para hareketlerine bankalar anında müdahale edebilecek ve şüpheli hesaplara 48 saate kadar bloke getirilebilecek.
Bu uygulama, artan siber dolandırıcılık vakalarına karşı hızlı bir önlem olarak öne çıkıyor.
ŞÜPHELİ İŞLEMLERE ANINDA BLOKE KONULACAK
Paketin en çarpıcı unsuru, bilişim yoluyla işlenen suçlar kapsamında şüpheli para hareketlerinin tespit edilmesi durumunda, ilgili banka hesaplarının geçici olarak dondurulması.
Meclis’e sunulan düzenlemeye göre:
Siber dolandırıcılık, oltalama (phishing), sosyal medya aracılığıyla gerçekleştirilen para tuzakları ve kripto para dolandırıcılığı gibi suçlarla bağlantılı hesaplar,
Başkasına ait bilgilerle açılan sahte hesaplardan yapılan hızlı para transferleri,
Kara para aklama şüphesi taşıyan işlemler,
Çok kısa bir süre içinde gerçekleşen yüksek tutarlı ve anormal para hareketleri,
belirlendiği anda bankalar tarafından 48 saate kadar bloke edilebilecek.
Bu süre zarfında hesap hareketleri durdurulacak, para başka bir hesaba transfer edilemeyecek ve iz sürme işlemleri hızlıca başlatılacak.
HESAP YENİDEN NASIL AKTİF HALE GELECEK?
Bloke uygulaması sırasında hesap sahibinin, işlemin hatalı olduğunu kanıtlaması hâlinde, 48 saatlik süre dolmadan hesap yeniden aktif hâle getirilebilecek.
Bu mekanizma, mağduriyetlerin önüne geçmeyi ve suç bağlantılı operasyonların sürdürülmesini sağlamayı amaçlıyor.
SUÇ BAĞLANTISI NETLEŞİRSE EL KONULACAK
Yapılacak inceleme sonucunda hesapta bulunan paranın dolandırıcılık, bilişim suçu veya başka bir yasa dışı faaliyetle ilişkili olduğu tespit edilirse, doğrudan el koyma müeyyidesi uygulanabilecek.
Bu adımın, dolandırıcıların parayı hızla başka hesaplara aktarma yöntemlerini durdurması bekleniyor.
Yargı Paketi ile finansal suçlara karşı hızlı müdahale dönemi başlıyor.
Bankalar, şüpheli dijital işlemleri tespit ettikleri anda hesapları dondurabilecek ve dolandırıcılık zincirinin sürmesini engelleyebilecek.
Düzenlemenin yasalaşması hâlinde, hem tüketicinin korunması hem de para hareketlerinin daha güvenli hale getirilmesi amaçlanıyor.