YASTIK ALTINLARIN KİRALAMA MODELİ TARTIŞILIYOR
Türkiye’de hükümetin önerdiği “yastık altı altınların kiralama modeliyle sisteme dahil edilmesi” planı, altın piyasasında önemli değişikliklere yol açma potansiyeli taşıyor. ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde uygulanan yöntem, Türkiye’de nasıl karşılık bulacağı konusunda merak uyandırıyor.
SİSTEMİN İŞLEYİŞİ AÇIKLANDI
Ekonomist Filiz Eryılmaz, bu sistemin işleyişini detaylandırarak, rafineri, banka veya lisanslı aracı kurumların vatandaşların altınlarını teslim alarak kayda geçtiğini belirtti. Bu altınlar daha sonra ihtiyacı olan işletmelere kiralanıyor; taraflar arasında bir kiralama sözleşmesi yapılıyor. Altın sahibi, altını 3, 6 ya da 12 aylık vadelerle teslim edebiliyor. Vade sonunda, kişi teslim ettiği altın miktarını geri alıyor ve faiz benzeri bir kazanç da elde ediyor.
Eryılmaz, yöntemin hem işletmelere hem de altın sahiplerine fırsatlar sunduğunu; evde altın saklamanın getirdiği güvenlik risklerinden kaçınılmasına imkân tanıdığını ifade etti.
GEÇMİŞTEKİ ENGELLERİN ÜSTESİNDEN GELİNİYOR
Önceki benzer girişimlerin neden başarısız olduğunu hatırlatan Eryılmaz, toplumdaki “sisteme güvenmeme” eğiliminin bu tür uygulamaların önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Ancak bu kez işletmelerin altın sahibiyle sağlam bir ilişki kurması, başlangıçta düşük katılım olsa bile güvenin zamanla artmasını sağlayabilir.
YASTIK ALTINLARIN DEĞERİ: 500 MİLYAR DOLAR
Merkez Bankası’nın araştırmalarına göre Türkiye’de yastık altında biriken altınların değeri yaklaşık 500 milyar dolar. Bu miktarın yalnızca yüzde 10’u sistemin içerisine alınabilirse, ekonomiye 50 milyar dolarlık bir katkı sağlanabilir. Ancak “kemik altın yatırımcısı” olarak tanımlanan kesim, alışkanlıklarını değiştirmeye isteksiz gözüküyor.
ALTIN FİYATLARINDA DİNAMİKLER DEĞİŞİYOR
Son dönemde ons altının değerinin 4381 dolara ulaştığı ve ardından yaklaşık yüzde 12 gerilediği belirtildi. Küresel altın talebinin sürdüğüne dikkat çeken Eryılmaz, özellikle bireysel yatırımcıların fiyat düşüşlerini alım fırsatı olarak değerlendirdiğini ifade etti. 2026’nın “altın yılı” olacağı yönündeki beklentiler altın fiyatlarını destekliyor.
RUSYA-UKRAYNA GELİŞMELERİ FİYATLARI ETKİLEYEBİLİR
Eryılmaz, Rusya-Ukrayna hattındaki olası barış görüşmelerinin, altın fiyatlarını kısa vadede düşürebileceğini, bunun 4000 doların altına hatta 3900 dolara gerileyebileceğini belirtti. Ancak bu düşüşlerin kalıcı olmayacağına dikkat çekti.
KRİPTO PARA PİYASALARI TEHDIT ALTINDA
Kripto para piyasalarında da kritik uyarılarda bulunan Eryılmaz, Bitcoin’in 87,936 dolara kadar gerilediğini ve önemli destek seviyesinin altında kayıplar yaşandığını belirtmiştir. Özellikle 84,000 dolar seviyesinin altına inildiğinde, düşüşün 70,000 dolara kadar sürebileceği ifade edilmiştir.
Eryılmaz, son haftalarda piyasalarda yaşanan dalgalanmaların nedeninin ABD’de hükümetin açılması ve FED’in belirsiz para politikaları olduğunu belirterek, piyasa güveninin zayıfladığını vurguladı.
Bitcoin’in değer kazanması için önce 93,000 dolar, ardından 96,000 dolar seviyelerinin aşılması gerektiğini kaydeden Eryılmaz, aksi takdirde piyasada toparlanmanın zaman alacağını ifade etti.