Almanya dışişleri bakanından AfD’ye “yetersiz vatanseverlik” suçlaması
Almanya dışişleri bakanından AfD’ye “yetersiz vatanseverlik” suçlaması

Almanya dışişleri bakanından AfD’ye “yetersiz vatanseverlik” suçlaması

AfD milletvekillerinin Rusya temasları Berlin’de sert tepki çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johanna Wadelphul, 22 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Rusya ile kurduğu temasları “vatanseverlikle bağdaşmayan ilişkiler” olarak nitelendirdi. Schleswig-Holstein’daki CDU parti kongresinde konuşan Wadelphul, AfD milletvekillerinin Rusya’ya yaptıkları ziyaretleri eleştirerek, “Vatansever olan AfD’de yer almaz. Vatansever olan ve Alman yurdunu savunan hiç kimse Rusya ile aynı çizgide olamaz” dedi. Bakan, AfD’nin Moskova ile ilişkilerini “son derece muğlak bir yakınlık” olarak tanımladı ve bu duruşun Almanya’nın çıkarlarıyla bağdaşmadığını vurguladı. Bu değerlendirme, Rusya ziyaretlerinin ayrıntılarını aktaran DW’nin haberinde de geniş yankı buldu.

AfD içindeki bazı temsilcilerin Moskova ile kurduğu temaslar son aylarda giderek daha görünür hale geldi. 7 Ekim’de Saksonya-Anhalt eyaletinden üç AfD milletvekili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in doğum gününü Berlin’deki Rusya büyükelçiliğinde kutladı. Parti grubu eşbaşkanı Oliver Kirchner, ziyaretten haberdar olduğunu ve bunda “sakıncalı bir durum görmediğini” açıkladı. Kasım ortasında ise AfD’li siyasetçilerin Soçi’deki uluslararası bir sempozyuma katılması hem diğer siyasi partilerden hem de kamuoyundan sert tepki aldı. Son anketlere göre Almanların yüzde 62’si AfD’nin Rusya’ya “fazlasıyla yakın” olduğunu düşünüyor.

AfD’nin Moskova’ya yakın söylemi ve Avrupa güvenliğine etkileri

AfD, Şubat 2025 genel seçimlerinde yüzde 21’in üzerinde oy alarak Bundestag’ın en büyük muhalefet partisi konumuna geldi. Göç, hükümet eleştirisi ve AB karşıtlığı üzerine kurulu söylemi parti tabanını genişletirken, uzmanlar AfD’nin Kremlin’in çıkarlarına paralel mesajlar üretmesini tesadüf olarak görmüyor. Parti, AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarının kaldırılmasını savunuyor, Kırım’ı “Rus toprağı” olarak tanımlıyor ve Ukrayna’ya silah yardımını eleştiriyor. Bu tutum, Rusya’nın Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği desteği zayıflatma stratejisiyle örtüşüyor.

Siyaset bilimcilere göre AfD’nin Rusya’ya yakın mesajları yalnızca iç politikada değil, Avrupa güvenliğinde de risk yaratıyor. AfD’li temsilcilerin Moskova’ya yaptığı her ziyaret Rusya tarafından propaganda amacıyla kullanılıyor ve Kremlin bu görüntüleri “Almanya içinde siyasi destek” kanıtı gibi sunuyor. Bu durum, Rusya’nın saldırgan dış politikasının meşrulaştırılmasına katkı sağlıyor.

Parti yönetimindeki çatlaklar ve imajı yumuşatma çabaları

Parti eşbaşkanı Alice Weidel ve bazı üst düzey isimler, AfD’nin “Rusya yanlısı parti” olarak algılanmasını azaltmaya çalışıyor. Weidel, daha geniş seçmen kitlesine ulaşabilmek için partiyi “muhafazakâr bir alternatif” olarak konumlandırmayı hedefliyor. Bu nedenle Moskova ziyaretleri ve radikal söylemlerin kamuoyunda yarattığı olumsuz etkiyi sınırlamak istiyor. Ancak parti içinde Rusya’ya yakın sert kanat hâlâ güçlü ve AfD’nin dış politika çizgisi büyük ölçüde bu grubun söylemleriyle şekilleniyor.

Bu koşullar AfD’nin siyasi izolasyonunu derinleştiriyor. Wadelphul’un sert açıklaması, CDU başta olmak üzere Almanya’nın ana akım partilerinin AfD ile işbirliğine kapıyı tamamen kapattığını gösteriyor. Hükümet çevreleri, AfD’nin Rusya’yla olan ilişkilerinin ulusal güvenlik ilkeleriyle uyuşmadığı görüşünde birleşiyor.

Güvenlik kurumlarının uyarıları ve aşırı sağcı tehdidin boyutu

Thüringen İçişleri Bakanı Georg Maier, kısa süre önce AfD’nin parlamentodaki soru mekanizmasını kötüye kullanarak kritik altyapıya ilişkin hassas bilgiler toplamaya çalıştığını öne sürdü. İddialara göre parti, askeri nakliye güzergâhları, polis teşkilatının çalışma düzeni ve su şebekelerine yönelik bilgiler hakkında talepte bulundu; bunların Rus istihbaratının ilgisini çekebilecek türden bilgiler olduğu belirtildi. Bu açıklamalar AfD’nin güvenlik alanında yarattığı şüpheleri daha da derinleştirdi.

Almanya’nın iç istihbarat kurumu olan Anayasayı Koruma Dairesi (BfV), AfD’yi “sağcı aşırılıkçılık odağı” olarak sınıflandırdı; ancak parti bu kararı mahkemeye taşıdığı için uygulama geçici olarak askıya alındı. Buna rağmen kamuoyu araştırmaları, Alman toplumunun büyük çoğunluğunun AfD’nin yasaklanmasına sıcak bakmadığını gösteriyor.

Almanya’nın iç siyasetinde büyüyen aşırı sağ dalga ve Rusya’nın etkisini artırma girişimleri, Berlin’in güvenlik stratejisinin önümüzdeki dönemde daha sertleşebileceği sinyalini veriyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Aydın'da Uçurumdan Düşen Kişinin Cansız Bedeni Bulundu

Aydın’da Uçurumdan Düşen Kişinin Cansız Bedeni Bulundu

Aydın’da Uçurumdan Düşen Şahsın Cansız Bedeni Bulundu Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, Nallıca mevkii…