Macaristan hükümetinin göçmen karşıtı söylemi Noel temalı videoyla güçlendirmesi
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 23 Kasım 2025’te sosyal medya platformu X’te yayımladığı yeni videoda ülkesini “Avrupa’nın en güvenli yeri” olarak tanıttı. Kar yağışlı manzaralar, Budapeşte çatıları ve Parlamento binası önündeki Noel ağacıyla süslenen video, Macaristan’da “göçmen olmadığı” iddiasını öne çıkarıyor. Klipte hükümetin “güvenlik adına” Avrupa Birliği’ne her gün 1 milyon avro ceza ödediği mesajı yer alıyor. Videonun son cümlesi, “Macaristan – Avrupa’daki güvenli yeriniz. Mutlu Noeller!” sözleriyle bitiyor.
Bu içerikte kullanılan iddiaların manipülatif olduğu yönündeki değerlendirmeler, göç konusunun hükümet tarafından iç siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığına işaret ediyor.
Macar hükümeti aynı günlerde yeni bir “ulusal danışma” süreci başlattı. Kampanya, vergilerin artırılmasının “Ukrayna’ya ve savaşa destek için AB tarafından dayatıldığı” iddiasına dayanıyor. Vatandaşlara gönderilen mektuplarda vergi artışları, AB’nin Ukrayna’ya yönelik finansman mekanizmalarıyla manipülatif biçimde ilişkilendiriliyor.
AB cezasının asıl nedeni: göçmenleri kabul etmemek değil, iltica kurallarını ihlal etmek
Macar hükümetinin söylemlerinin aksine, Avrupa Komisyonu’nun Budapeşte’ye yönelik itirazları göçmen kabul etmeme politikasıyla ilgili değil; ülkenin AB iltica prosedürlerini sistematik biçimde ihlal etmesiyle bağlantılı. Frontex verilerine ve Avrupa Komisyonu raporlarına göre Macaristan’daki transit bölgeler, sığınmacıların gerekli prosedürlere erişimini engelliyor, haklarını kısıtlıyor ve kişilerin hukuksuz biçimde gözaltında tutulmasına yol açıyordu.
2020 sonunda AB Adalet Divanı, Macaristan’ı bu uygulamalar nedeniyle mahkûm etti; ancak hükümet kararı tam olarak uygulamadı. Bunun üzerine Komisyon 2024’te davayı yeniden mahkemeye taşıdı ve Haziran 2024’te ülkeye 200 milyon avro tek seferlik ceza ile her gün için 1 milyon avro ek ceza verilmesine hükmedildi.
Bu süreçle ilgili bilgiler Macar basınının yanı sıra AB tartışmalarını takip eden bölgesel kaynaklarda da geniş yer buldu. Orban’ın videosundaki “göçmen karşıtı ceza” söylemi ise cezanın gerçek nedenleriyle bağdaşmıyor.
Ulusal danışmaların sahte referandum niteliği ve Orban’ın iç siyasi hesapları
Uzmanlara göre “ulusal danışmalar”, hükümetin propaganda amaçlı kullandığı, denetim mekanizmaları olmayan ve sonuçları kolayca manipüle edilebilen araçlar. Bu anketler, kamuoyu araştırması gibi sunulsa da pratikte sahte referandum niteliği taşıyor. Haziran 2025’te hükümet, Ukrayna’nın AB üyeliği hakkında düzenlenen benzer bir danışmanın sonuçlarını “referandum” olarak tanıtmış ve katılanların yüzde 95’inin üyeliğe karşı çıktığını iddia etmişti.
Bağımsız analizler, Orban’ın uzun süredir yanlış bilgiyi, çarpıtılmış anlatıları ve Kremlin’e yakın söylemleri iç politik modelinin parçası haline getirdiğini gösteriyor. Macaristan lideri bir yandan AB fonlarından yararlanırken, diğer yandan Rusya lideri Vladimir Putin ile düzenli görüşmeler yapıyor, Ukrayna’ya yönelik askeri ve mali desteği bloke ediyor ve Brüksel’e yönelik saldırgan söylemini sürdürüyor.
Kremlin’le yakınlaşma, medya kontrolü ve manipülatif siyasi atmosfer
Orban’ın söylemleri, uzmanlar tarafından “çifte strateji” ya da “çelişkili siyaset” olarak tanımlanıyor: Avrupa fonlarından faydalanmak, fakat aynı anda ülkeyi Moskova ve Pekin’e yakınlaştırmak. Hükümete yakın medya üzerindeki yoğun kontrol ise iktidarın istediği mesajları kolayca yayabilmesini sağlıyor.
Macar hükümeti, seçmenlerini mobilize etmek için yıllardır “dış düşman” imajına başvuruyor: Brüksel kurumları, George Soros ağı, göçmenler ve Rus saldırganlığına karşı direnen Ukraynalılar bu anlatının merkezinde yer alıyor. Yetkililer aynı zamanda ekonomik verileri ve enerji bağımlılığına ilişkin rakamları seçici biçimde aktararak Moskova ile yakın işbirliğini “milli çıkar” olarak sunuyor.
AB–Macaristan ilişkilerinde artan gerilim ve Avrupa için stratejik riskler
Orban’ın yeni videosu ve vergi artışını AB’ye bağlayan kampanya, Brüksel ile Budapeşte arasındaki gerilimi daha da artırıyor. uzmanlara göre bu manipülatif yaklaşım, hem AB’nin ortak karar alma süreçlerini hem de Ukrayna’ya desteğin sürekliliğini tehdit ediyor.
Macaristan’ın AB içinde sistematik blokaj politikası, Rusya’nın Avrupa siyasetindeki etkisini dolaylı olarak güçlendirirken, demokratik kurumlar ile ortak güvenlik mekanizmalarını da zayıflatıyor. Bu nedenle Brüksel, hukukun üstünlüğü ve iltica politikaları alanında Budapeşte’den uyum talep etmeye devam ediyor.
Macaristan’ın iç politikasında göçmen karşıtı söylemin merkezde tutulması ve ulusal danışmaların manipülatif biçimde kullanılması, ülkenin Avrupa’daki konumuna dair yeni tartışmaları alevlendiriyor.