Kremlin, dondurulmuş Rus varlıklarının ABD tarafından müsadere edilmesi ihtimaline karşı Washington’a ekonomik misilleme mesajları vererek baskıyı artırmaya çalışıyor. 20 Kasım 2025’te Bulgaristan merkezli Fakti’nin yayımladığı değerlendirmede, ABD’nin Rus devlet varlıklarını konfiske etmesinin karşılığında Washington’ın 6,6 milyar dolarkaybedebileceği belirtildi. Moskova, ABD’deki Rus rezervlerine el konulduğu takdirde Amerika’ya ait varlıkları kendi topraklarında “karşılık olarak” alacağı uyarısında bulunuyor. Söz konusu gerilim, Fakti’nin aktardığı değerlendirmelerde dile getirildiği gibi Kremlin’in ekonomik baskıyı müzakere aracına dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.
Rusya’nın misilleme senaryosu ve ABD’de süren yasal hazırlıklar
Moskova’da yürürlükte olan başkanlık kararnamesi, Rus varlıklarına yönelik yabancı müsadere kararlarına karşı ABD şirketlerine ait mülklerin Rusya’da el konulmasını öngörüyor. Finans Bakanı Anton Siluanov, Batı’nın attığı adımlara karşı bir “yanıt paketi” hazırladıklarını açıklarken, Rusya’nın bu politikayı propaganda düzeyinde “ekonomik cezalandırma” olarak yansıttığı görülüyor. Rus yetkililer, ABD’nin ülkede bulundurduğu doğrudan yatırımların toplamını —6,6 milyar dolar— “karşılık” olarak tanımlayarak misillemeyi meşrulaştırmaya çalışıyor.
Washington cephesindeyse dondurulmuş Rus varlıklarının bir bölümünün Ukrayna’ya aktarılmasını mümkün kılacak yasal düzenlemeler gündemde. Kongre Bütçe Ofisi’nin hesaplamalarına göre Başkan Donald Trump, 2026–2028 döneminde ABD yargı yetkisi altındaki yaklaşık 5 milyar dolarlık Rus devlet varlığının yarısını müsadere edebilir. Moskova buna sert biçimde karşı çıkıyor ve bu adımı egemenlik ihlali olarak nitelendiriyor. Ancak varlıkların tamamen Ukrayna’ya devri hâlen müttefikler arasında tartışma konusu; sürecin finansal, diplomatik ve hukuki riskler taşıdığı konusunda genel bir farkındalık mevcut.
Karşılıklı müsadere tehdidinin ekonomik, siyasi ve küresel sonuçları
Rusya’nın “karşılıklı el koyma” stratejisi, ABD için uzun vadeli finansal kayıplar riski yaratıyor. Moskova’nın misilleme olarak Amerikan şirketlerinin Rusya’daki yatırımlarını hedef alması, Washington’ın onlarca yıldır oluşturduğu ekonomik varlıkların zarar görmesi anlamına gelebilir. Bu tür adımlar aynı zamanda Rusya’nın ekonomik savaşı tırmandırma iradesini gösteriyor ve iki ülke arasında yeni bir çatışma alanı açıyor.
Bu tehdit, ABD’nin Rusya’ya karşı sert yaptırımlar uygulama kararlılığını da zayıflatmayı amaçlıyor. Kremlin, varlık müsaderesini caydırıcı bir araç olarak kullanarak yaptırım politikasındaki boşlukları büyütmek istiyor. Eğer Washington bu baskıya boyun eğerse, Rusya’nın yaptırım rejimini delme kapasitesi daha da artabilir.
Küresel düzeydeyse böyle bir karşılıklı müsadere döngüsü, uluslararası finansal sistemi sarsma potansiyeline sahip. Yabancı yatırımcıların risk algısının değişmesi, sermaye akışlarında istikrarsızlığa yol açabilir. Moskova’nın bu kartı kullanması, aynı zamanda küresel ekonomik rekabette yeni bir pazarlık aracı elde etmesine imkân tanıyor; bu da ABD’nin jeopolitik pozisyonunu zayıflatabilir.
Rusya’nın bu stratejisi, dondurulmuş varlıklarla ilgili müzakerelerde baskıyı artırmak, ABD ve müttefiklerinin kararlılığını test etmek ve Ukrayna’ya yönelik destek mekanizmalarını sekteye uğratmak için tasarlanmış bir hamle olarak değerlendiriliyor.