Slovakya, Rus gazının aşamalı olarak yasaklanması nedeniyle AB’ye dava açmayı değerlendiriyor
Slovakya, Rus gazının aşamalı olarak yasaklanması nedeniyle AB’ye dava açmayı değerlendiriyor

Slovakya, Rus gazının aşamalı olarak yasaklanması nedeniyle AB’ye dava açmayı değerlendiriyor

Slovakya, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek Rus gazı ithalatının tamamen durdurulmasına ilişkin AB kararına karşı hukuki adım atma olasılığını inceliyor. Başbakan Robert Fico, ekonomi ve dışişleri bakanlıklarına gerekli hazırlıkları başlatma talimatı verdi. Euractiv’in aktardığı bilgilere göre Fico, Rus gazından vazgeçme kararının Slovakya’ya “büyük zarar verdiğini” ve hükümetinin bu karara onay vermediğini vurguladı. Slovakya, Avrupa Komisyonu’nun ülkeye destek sözü veren taahhütlerinin nasıl uygulandığını da incelemek istiyor. Bratislava’nın tepkisi, AB’nin enerji güvenliği kapsamında aldığı kararlarla ulusal düzeydeki siyasi hesaplar arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.

AB kararının kapsamı ve Slovakya’nın süregelen enerji bağımlılığı

AB Konseyi, 20 Ekim 2025’te Rus gazı ithalatının kademeli biçimde sonlandırılmasını onayladı. Karar, kısa vadeli sözleşmelerin 17 Haziran 2026’ya, uzun vadeli sözleşmelerin ise 1 Ocak 2028’e kadar geçerliliğini koruyabileceği bir geçiş süreci öngörüyor. Ancak mevcut sözleşmelerde yapılacak değişiklikler yalnızca teknik nedenlerle ve tedarik hacmini artırmayacak şekilde mümkün olacak. Bu düzenlemeyi Macaristan ve Slovakya dışındaki tüm AB ülkeleri destekledi.

Slovakya ise halen Rus gazına kritik derecede bağımlı ve bu bağımlılığı azaltmak için kayda değer bir ilerleme göstermedi. 2022’den sonra alternatif kaynaklara yönelen birçok AB ülkesinin aksine Bratislava, gaz tedarikini çeşitlendirme konusunda sınırlı adım attı. 2024 sonunda Ukrayna’nın Rus gazı transitini durdurması, Slovakya’yı yeni güzergâhlar aramaya zorladı ve ülke bu süreçte Türkiye, Bulgaristan, Sırbistan ve Macaristan üzerinden geçen “TürkAkım” hattına daha fazla bağımlı hale geldi. Bu durum, Rusya’nın bölgesel enerji etkisini sürdürmesine fırsat tanırken Slovakya’nın kırılganlığını artırıyor.

Washington’ın baskısı, AB ile çatışan tutum ve artan bölünmeler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus gazı ithalatçılarına yaptırım uygulama uyarısı, Bratislava üzerindeki uluslararası baskıyı artırıyor. Bu uyarı Fico’yu Kremlin’e siyasi yakınlık ile ABD yaptırımlarının ekonomik sonuçları arasında zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor. Fico’nun tutumu, AB’nin Rusya’dan enerji bağımlılığını bitirme hedefiyle çelişiyor. Brüksel, bu stratejinin uzun vadeli güvenlik açısından zorunlu olduğunu savunurken, Fico bunu Slovak ekonomisine yönelik tehdit olarak yorumluyor. AB’ye dava açma ihtimali, ulusal popülizm ile Avrupa dayanışması arasındaki gerilimi daha da belirginleştiriyor.

Slovakya’nın Rus petrolüne olan bağımlılığı da benzer bir zafiyet yaratıyor. “Druzhba” petrol boru hattı üzerinden yapılan tedarik, Kremlin için ek bir nüfuz aracı niteliği taşıyor. Önceki hükümetin rafineri altyapısını modernize ederek çeşitlendirme yönünde attığı adımlar, Fico’nun iktidara dönüşüyle büyük ölçüde askıya alındı. Bu durum ülkenin enerji güvenliğini daha da kırılgan hale getiriyor.

Macaristan ile ortak hareket, AB enerji politikasında çatlaklar ve Fico’nun Ukrayna karşıtı çizgisi

Fico’nun enerji yaklaşımı, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın tutumuyla büyük ölçüde örtüşüyor. Her iki ülke de AB’nin Rus gazından çıkış kararına karşı çıkarken, Budapeşte Brüksel’i mahkemeye vermekle açıkça tehdit ediyor. Bu koordinasyon, AB içinde Moskova’ya yakın bir eksenin oluştuğuna işaret ediyor ve Avrupa’nın enerji politikasında ortak çizgiyi zayıflatıyor. Söz konusu bölünme, AB’nin dış politikadaki etkinliğini de baltalayan bir unsur haline geliyor.

Fico’nun Ukrayna’ya ilişkin tutumu da bu enerji politikasının devamı niteliğinde. Daha önce Kyiv’e “bir kuruş bile vermeyeceğini” söyleyen Fico, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik desteğinden açıkça uzaklaşıyor. Bu yaklaşım, Slovakya’nın AB içinde sorumlu bir ortak olarak hareket etme isteğini sorgulatıyor ve ülkenin enerji alanındaki tercihlerinin daha geniş siyasi uyumsuzlukların parçası olduğunu gösteriyor.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

A Milli Takım'ın Play-off Rakibi Saat 15.00'te Belirleniyor

A Milli Takım’ın Play-off Rakibi Saat 15.00’te Belirleniyor

A Milli Takım, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nu ikinci…