İstanbul'da Deprem Toplanma Alanları Kalmadı, Yetkililer İmar İle Kazanç Sağladı

İstanbul’da Deprem Toplanma Alanları Kalmadı, Yetkililer İmar İle Kazanç Sağladı

MegakeNT’teki deprem toplanma alanlarının sayısının artırılması gerekirken, bu alanların sayısının neredeyse sıfıra düştüğü bildiriliyor. 1999 Marmara depreminin ardından İstanbul’da yaklaşık 475 deprem toplanma alanı belirlenmişti, ancak o dönem bile yetersiz olduğu ifade edilmiştir.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, “İstanbul’un merkezinde kaç adet deprem toplanma alanı kaldı, bu soruyu sormak lazım. 1999 depreminden sonra, İstanbul Valiliği yönetiminde İl Afet Kurulu oluşturuldu. Kurul, 475 adet deprem toplanma alanı belirledi. Boş alanlar ve acil trafik yolları tespit edildi. O dönemde ‘daha fazla alana ihtiyaç var’ denilmişti. Ancak bugün toplanma alanlarından hiçbir şey kalmadı,” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

‘İMAR VERDİK, PARA KAZANDIK’

Kalan alanların “bir elin parmaklarını geçmeyeceğini” vurgulayan Suna, “Yetkililere sorduğumuzda, ‘Oralara imar verdik, para kazandık. Deprem ve arama kurtarma çalışmaları için gelir elde ettik’ dediler. Bu durum kabul edilemez. Bu alanlara imar verildi, plazalar, AVM’ler ve dev binalar inşa edildi,” ifadelerini kullandı.

“Depreme hazırlık adı altında şehir dışında alanlar oluşturuluyor. Ancak 20 milyonluk bir kentte, nüfusun yüzde 25’i depremden etkilendiğinde bu kadar insanı şehrin dışına taşıyamazsınız” diyen Suna, “Vatandaşlar, zarar oranına göre bazı binalara giremeyecek. Bu kadar insanı binalarının önünden alıp, şehrin 30 kilometre dışına taşıyabilir misiniz? Ayrıca depreme hazırlık alanlarındaki altyapı çalışmaları da tamamlanmalıdır” açıklamasını yaptı.

‘Deprem barınma alanları belirlenmeli’

Suna, “Kent dışına toplanma alanları oluşturulabilir, ancak kent merkezlerindeki alanların yok edilmesi asla kabul edilemez” diyerek, AFAD’ın yaptığı çalışmalara da atıfta bulundu. Acil toplanma alanları olarak atıfta bulunulan bazı sokaklardaki yeşil alanların işaretlendiğini belirten Suna, “Okul bahçeleri, parklar ve sitelerin yeşil alanları, vatandaşların e-devletten bulabileceği yerlerdir. Acil toplanma alanları, vatandaşların panik anlarında buluşabileceği noktaları ifade ederken, barınma alanlarının sağlıklı yaşam koşullarını sağlaması gerekir. Halen Antakya’da insanlar konteynerlarda yaşıyor. Deprem barınma alanlarının belirlenmesi ve altyapılarının hazır olması acil bir gerekliliktir,” dedi.

‘Milyonlarca kişi nerede kalacak?’

İstanbul’un yaklaşık 16 milyon nüfusu ile altyapı stokunun yüzde 50’sinin riskli olduğunu ifade eden Suna, “Olası bir depremde nüfusun büyük bir bölümü çadırda veya konteynerde barınacak. Nüfusun yüzde 25’inin 4 milyon kişi demek anlamına geldiğini unutmamalıyız. Şehrin dışındaki toplanma alanlarının tespit edilmesi şart. Normalde okullarda ve kamu binalarında barınma sağlanabileceği belirtiliyor, ancak vatandaş burada 3-6 ay kalamaz. Geçici barınma alanlarının hazır olması gereklidir,” şeklinde sözlerini tamamladı.

Yorum ekle

Your email address will not be published.

Kaçırmayın

Türkiye, A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası Sevinciyle Tek Yürek Oldu

Türkiye, A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası Sevinciyle Tek Yürek Oldu

Kosova-Türkiye Maçında Taraftar Desteği Zirveye Ulaştı A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA…